Merhabalar Bayım

Merhabalar bayım. İnanın kim olduğunuzu bilmiyorum. Lakin kalbimdeki olası tüm aşkları tüketince; nihayet sizin hayatıma getireceğiniz bahara hazır olduğumu anladım. Belki tanışıyoruzdur. Belki de bir zamanlar yine iklimimi değiştirmeye niyetlenmişsinizdir. Hayat işte olmamış olacak ki şimdi size bu satırları adıyorum. Sırf bu yüzden gelin yeniden tanışalım.

Benim ismim aşık iken Leyla, öfkeli iken Hürrem, dost iken Yaren, düşman iken "AMAN EVLERDEN IRAK!". Tabii bunların ötesinde Tanrı'nın bana uygun gördüğü mü desem, anne babamın biricik kızlarına koydukları talihsiz isim mi desem bilmiyorum ama evet benim de bu dünya da anılan bir ismim var; SILA.

Anlamı pek derin, pek manalı. "Memleket, hasret, özlem..." Hayır bir türlü anlamıyorum; el kadar bebeğe ne diye boyundan büyük isim koyarsınız? Olacak iş mi şimdi bu? Hadi ömür boyu özlemek düşerse hayatıma? Dinmezse hiç kalbimin sızısı? Ah şu ebeveynler! Ne çok severler çocuklarına boylarından büyük dertler, mânalar, sorumluluklar yüklemeyi.

Görüyorum sizin de yaralarınız var; en az benimki kadar derin. Ama gelin bu defa deşmeyelim bu yaraları ne olur. Sizin adınız Bahtiyar olsun, benimki de Neşe!

Umuyorum bir kız kardeşiniz de vardır. Bir hanımefendinin kalbine o nezaketle yaklaşırsınız umarım.

Benim de bir ağabeyim var. Erkek tabiatını az çok tanırım vesselâm.

Ne hızlı geçiyor sizinle konuşurken zaman. Ne çok gevezelik ettim. Umarım başınızı şişirmemişimdir. Lakin daha çok konuşulacak şey var. Bir dahaki buluşmamızda kitaplardan bahsedelim olur mu bayım? Hem size çok sevdiğim o ışıltılı mecmualardan da bir kaç sevdiğim satırı okurum. Şimdilik iyi geceler.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kim Bu Kerem Yahu?

Savaş Satış

Kerem Özdoğan Konulu Teşekkür