Farkındalık

Not: Bu yazı edebi bir kaygı güdülmeden tüm edepsiz duygularla yazılmıştır.

Rampampampamamamamamam. Selam canımın köşeleri. Umarım benim kadar iyi ve mutlusunuzdur. İnsanın farkındalık seviyesi arttıkça mutsuzluğu da artar diyen filozofa sevgiler saygılar. Yanılıyorsunuz sayın filozof kişisi. Farkettim!! Sevgiyi putlaştırmışım ben. İnsanın dinden yana bir eğilimi olmayınca put arıyormuş öğrendim. Bir şeylere inanmak koşulsuzca güvenmek insanoğlunun en büyük ihtiyaçlarından biriymiş meğer. Şükürler olsun ki bu insani zaafımı da kırdım sonunda. Bir gün çok mu kısa sizce? Yoksa bir saat. Belki bir dakika. Ya da bir dakika gibi görünen milyonlarca dakikanın kopuş noktası o bir dakikada mı gizli??
Hadi bir de şuradan bakalım konuya. Zaaflarımız aynı. İnsanoğluyuz sonuçta. Farkımız şuradaki bazılarımız zaaflarını gizleyemeyecek kadar dürüst ne yazık ki. Benim gibi. Her şeyi ulu orta yaşamayı seviyorum ben. Sevinçleri, hüzünleri, umutları, ihtimalleri. Paylaşmak insan ruhunun bedenine olan ağırlığını hafifletiyor sanki. Lakin içten pazarlık kötülük değil mi sahi? Hem pastam dursun hem karnım doysun. Ben ya var ya yokçuyum. Pastam varsa yerim yani neden yarına saklayayım ki? Mutluluk saklanır mı ki? Hem bozulmaz mı o pasta? Ekşir yani. İlk aldığın tadında kalır mı hiç? Demem o ki ben ekşidim artık. Ruhumu buruşturup çöpe attım. Yeniden bir pasta yapacağım kalanlarımla. Ve pişene kadar inziva vakti. Her şeyin iyisinden güzelinden koyacağım hamuruma. O kadar şanslıyım ki çevremde onca güzellik dolu insan var. Çokca özlenen bir dost, hali hazırda minnoşunun abisi Savaş Satış da kalkıp İstanbullardan geliyor. Yeni evim layığı ile neşelenecek birçok güzel dost ile. Ve biz kadehlerimizi daha iyiye, iyiliğe kaldıracağız!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kim Bu Kerem Yahu?

Savaş Satış

Kerem Özdoğan Konulu Teşekkür